|
Milliyet/ 18 Mart 2005
Hasan
Pulur
Çanakkale zaferi ve
askerin bir tas çorbası...
BU milletin tarihinde bir "Çanakkale Zaferi" vardır.
Her ne kadar geçmişle ilgilenmek, hele askeri zaferleri anlatmak ve bu
zaferlerin kumandanlarını anmak bugün bazılarının hoşuna gitmese de, tarihi
değiştirmek mümkün müdür?
Değildir!
1915'te bu milletin tarihinde Çanakkale Zaferi vardır.
Bu zaferde, Mehmet Akif'in "Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker" dediği
Mehmetçik vardır, kahramanlar vardır, bunlardan biri de Mustafa Kemal
Atatürk'tür.
Çanakkale Zaferi'nin en önemli muharebelerinden biri olan Anafartalar Savaşı'nı
Atatürk, el yazısıyla, günü gününe, bir okul defterine, sıcağı sıcağına
yazmıştır.
***
MESELA Conkbayırı...
Mustafa Kemal Paşa, düşman askerlerinin denizden karaya çıkarma yaptıklarını
öğrenir, durumu bizzat görmek için, binek hayvanlarını dahi bırakarak, yanındaki
birkaç subayla Conkbayırı'na varır, gördüklerini defterine şöyle yazar:
"Bir müfreze efradının koşmakta, kaçmakta olduklarını gördüm, önlerine çıktım:
- Niçin kaçıyorsunuz?
- Düşman geliyor!
- Nerede?
- İşte orada!"
216 rakımlı tepeyi gösterirler, düşman Mustafa Kemal Paşa'nın istirahat etsinler
diye geride bıraktığı askerlerinden, ona daha yakındır.
Kumandan bir anda karar verir:
"Düşmandan kaçılmaz!"
"Cephanemiz kalmadı!"
"Cephanemiz yoksa süngünüz var!
Ve komutunu verir:
"Askerrr, süngü tak, yere yat!"
Askerler emre uyunca, düşman askerleri de durup yere yatarlar.
Mustafa Kemal Paşa defterine olayı yazar ve şöyle der:
"Kazandığımız an, bu andır!"
***
ANAFARTALAR'da düşman taarruzu, yani hücum başlayacaktır.
Atatürk bu taarruza "Herkesin başarmak ya da ölmek azmiyle başladığını anlatır:
"Ben kumandanlara verdiğim sözlü emirlerde şöyle demişimdir:
- Size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek
zaman zarfında, yerimize başka kuvvetler ve kumandanlar gelebilir."
***
DURUM tehlikelidir, düşman karaya çıkmış ilerlemektedir, ordu kumandanı Alman
Liman Von Sanders, Kurmay Başkanı Kâzım Paşa aracılığıyla telefonda, Mustafa
Kemal Paşa ile konuşmaktadır. Mustafa Kemal Paşa, bütün birliklerin kumandasının
kendisine verilmesini ister.
Alman General şaşırır; belki de küçümser:
"Çok değil mi?"
Mustafa Kemal Paşa'nın cevabı, bir top güllesi kadar ağırdır:
"Az bile!"
***
TAARRUZUN başlamasına az kalmıştır, bakın Mustafa Kemal Paşa kimleri ve neyi
düşünmektedir? Ordu karargâhından telefonla ne istemektedir?
"Conkbayırı'nda kendilerinden büyük faaliyet talep edeceğim iki piyade alayı
için, orada bulunan birlikler vasıtasıyla hiç olmazsa sıcak bir çorba
hazırlatmaya imkân bulmanız çok muvaffak olur."
Kumandan odur ki, biraz sonra ölüme göndereceği askerlerinin kursağına girecek
bir tas çorbayı düşünendir.
***
TAARRUZ başlar, birliklerden haberler gelir, fakat bu haberler durumu tam olarak
anlatmaz. Mustafa Kemal Paşa, bütün tümen kumandanlarına şu emri gönderir:
"Ben şu haberi bekliyorum, düşman mahvedilmiş, askerlerimiz düşman siperlerine
girmiştir. Bundan başka hiçbir haber önemli değildir."
Elbette bir süre sonra o haber gelecektir.
Bu milletin tarihinde bir Çanakkale Zaferi vardır, hatırlatalım dedik.
|